Mayıs 21

nedir?

Öğrenci servisi kaza yapar..

10 yaşlarında ki 10 öğrencinin yedisi ölür, üçü ağır yaralı olarak hastahaneye kaldırılır…

Feryatlar figanlar gökyüzünden yankılanır…

Ve bir kadın, çocuğu hastahaneye götürülen aileyi teselli eder :

” Verilmiş sadakanız varmış..

Allahü Teala yavrunuzu size bağışlamış”…

İşte insanların inandığı Tanrı budur…

Üç çocuğun ağır yaralı olarak şimdilik kurtulmasını , inandığı tanrının becerisi diyerek secde eder ama sonsuz evreni yaratan (!) tanrının, çocuk kurtarma kontenjanı üç kişi miydi ? diye sormaz…

Ve ölen yedi çocuğun ve ailelerinin ve yakınlarının bir ömür acı çekmesinin, Yüce Tanrıyı nasıl mutlu ettiğini düşünemez bile…

Bir kez bile “İnsanları mutlu edin” sözcüğünü kullanmayan ama sürekli ölümden ve öldürmekten söz eden bir tanrıya biat etmek, insanın celladına aşık olması değildir de nedir ?

Mayıs 10

SANRI !

Denel fizikte bize öğretilen , ölçümlerinin dışında , duyularına (GÖRMEK,işitmek,tatmak,koklamak ve dokunmak) güvenerek asla bilimsel sonuçlara varmaya çalışma yanılırsın!
Şuraya bağlıyacağım. Tanımlanamaz gök cisimleri (U.F.O ) gördüğünü iddia eden kişilerin (ki buna bende dahilim) anlattıklarını araştırdığınızda,bu cisimleri genellikle şimşekli ve fırtınalı havada rengarenk yanıp sönen ışıklar olduğunu söylerler. Kendiminde yaşadığım bu olayı bilimle ilgisi olan kişi olarak ,Totem haline getirmeden irdelemem gerekirdi.
İlk olarak bu olay duyu organım aracılığı ile (Göz) bana yansımıştı. Yanılma payı yüksekti. Görsel yanılgı optik kırılmalarla ortamdan ötürüde subjektif algılamalara yol açabilirdi. Kısacası o anlık yanılgılar UFO gördüm sanrısı oluşturabilirdi.
Bu basit bir olayda bile bilime önem veren kişiler için , totem yaparak teori üretmek yerine,bilim akılcılığı ve metodlarına iyi bir örnek olmuştur UMARIM.
Mayıs 10

Kaybettim diye üzülüyorsun ama seni Allah kurtardı

Kaybettik diye üzüldüğümüz insanların gidişleri aslında kurtuluşumuz oluyor, farkına varamıyoruz. bazen birilerinin bize ait olmadığını, hayatımızda olmaması gerektiğini erken fark etmek hayat kurtarıyor, göremeyebiliyoruz.

şimdi verdiğin emekleri düşün, harcadığın çabaları, bir şeyler ayakta kalsın diye tek başına uğraştığın zamanları düşün.

birileri senden gitti diye üzülüyorsun ya hani, kaybettiğin için ağlayıp sızlanıyorsun ya, bırak gitsin. Evet gitsin. Bazen sende gideceksin. Sebepsiz değil, sebeple. Mesela senin için hiç bir çaba sarf edilmediğini, emek verilmediğini gördüğün an gitmelisin. ya da o kadar çabana rağmen gitmek isteyene izin ver, bırak gitsin.

Reşat Nuri Güntekin’in dediği gibi

O kadar emeğe rağmen giden insan; yüktür, kayıp değil. bunu böyle bilesin

senden gitti diye üzülme. hiç kimseyi kaybetmedin. bir yükten daha kurtuldun.

Mayıs 9

Aşk acısı da neymiş…

Uzmanı geldi çekilin,

1. Adım medenice ayrıldık, silemem demeyin. hala seviyorsanız medenice ayrılmamışsınız. göz görmeyince gönül katlanır.

2. Adım haber almamanız gerekiyor. ortak arkadaşlarınızla ya konuşmayın ya da bana ondan haber getirmeyin deyin.

3. Adım uğruna fal baktırdığınız kişi, değmeyecek kişidir. size karşı net olsaydı baktırmazdınız. sakın falcılara umut dilenmeyin

4. Adım her yerde ağlayın. banyoda ağlayın, denizde sahilde her yerde ağlayın. ağlamak istiyorsanız tutmayın.

5. Adım pasaklı pasaklı gezmek yok, en güzel halinizle çıkın dışarı, en kötü gidin 1 saat yürüyün

6. Adım boş boş yatakta duvarları izlemeyin, ya hobi edinin ya kitap okuyun ya da film izleyin

7. Adım stalk aşereceğiniz birinci adımda referansla yazıyorum. asla stalk yok

8. Adım konuşun birileriyle. boş olsa da konuşun. insan tanıyın, ha boş yere de kimseye umut vermeyin orası ayrı.

9. Adım maalesef, en önemlisi ve en zoru bu. geriye döndüğünüzde güleceksiniz, dalga geçeceksiniz. sadece zamana ihtiyacınız var.

10. Adım böyle bir durum kendinizde yetersizlik yaratır. yapmayın siz bir tanesiniz Ekleme; Stalk isteği geldiğinde, yazma isteği geldiğinde telefonu kapatıp, odaya kilitleyip, anahtarı da mümkünse birine verip, evden çıkıyoruz. kendimizi durdurduktan sonra telefonumuza kavuşabiliriz.