Mayıs 15

Çok Güzel

Kekik kokusu duydum
Kekik kokusu koynunda huysuz gecenin
Uyandım birdenbire
Haydi dedim yüreğim gidelim bu şehirden
Bu şehir koparmak istiyor beni özlemlerimden
Yorgunum
Çünkü yorgunluğumun yaşamak gibi bir anlamı var
Yine de yaşamaktan duyduğum mutluluğun tadına
Düşmanlarım ulaşamazlar…”
Nihat Behramoğlu
Category: Genel | LEAVE A COMMENT
Mayıs 15

kusur arama

En çok canınızı yakan kişinin kusurlarını ararsınız çünkü canınızın yanmaması gerektiği farkındalığına ulaşmanızı istemeyen egonun en temel savunma sistemi budur. Başkasını suçlamaya ihtiyaç duymadığınızda değişmeye başlarsınız. Ego değişimden nefret eder çünkü “ben” gidecek yerine ne gelecek? Bilinmeyen alana girer mi hiç ego? Fakat o bilinmeyen alanda saklıdır bilgelik. Ego gidince geriye ruh kalır. Bu sefer özgürleşmiş olduğunuz egolarınızı “farkında” olarak kullanmaya başlarsınız. Ruh ve zihin bütünlüğüne beden de katılır, bütünlük sağlanmış olur. Sürekli vecd ve huşu halinde yaşamaya başlarsınız. Uyananın yaşadığı budur. Buna istinaden evrenin işaretlerine dikkat etmelisiniz. Nerede acı, öfke, üzüntü ve mutsuzluk var orada hakikat gizlidir. Gün gelecek acılarınıza şükredeceksiniz. Ve sizi üzen insanlara da…

Category: Genel | LEAVE A COMMENT
Mayıs 15

Evet değiştim

Artık hiç kimseyi vazgeçilmez görmüyorum.
Hiç kimseyi ayrıcalıklı görmüyorum.
kimsenin sorunsuz olduğunu düşünmüyorum.
Ve kimseyi memnun etmek zorunda hissetmiyorum.
Evet değiştim.
Artık kimse için yaşamıyorum.
Kimse için hayatımı feda etmiyorum.
Kimseye zoraki sevdirmeye çalışmıyor,
Kimseyi zoraki sevmek için kendimi zorlamıyorum.
Evet değiştim.
Anlamak istemeyene laf anlatmıyorum
Kimsenin ön yargısıyla uğraşmıyorum
Kendimi kimseyle kıyaslamıyor,
Kimseye de kanıtlamak zorunda hissetmiyorum.
Evet değiştim.
Geçmişimle barışıyorum.
Kendimi de geçmişteki insanları da affediyorum.
Artık geçmişin keşkeleri ile
Geleceğin acılarına sıkışmıyorum.
Evet değiştim.
Zaaflarımı görüyorum artık.
Zayıflıklarımı maskelerle kapatmıyorum.
Kendimi sevdirmek yerine,
Sadece sevilmeye bırakıyorum.
Evet değiştim.
Kendimden eminim artık.
Her lafa itibar etmiyorum.
Kendimi temize çıkarmaya çalışmıyor,
Kendimi başkalarının notuyla ölçmüyorum.
Evet değiştim.
Tanımadan kimseyi yüceltmiyor,
Güvendiğim dostlarımı sahipleniyorum.
Her şeyin benim seçimim olduğunu kabul ediyor
Ve artık kimseyi suçlamıyorum.. .
Category: Genel | LEAVE A COMMENT
Mayıs 15

Hasan Tahsin – İşgale sıkılan ilk kurşun

Hasan Tahsin, ilköğretimine Selanik’te bulunan ve Mustafa Kemal Atatürk’ün de eğitim aldığı Şemsi Efendi Okulu’nda başladı. Daha sonra Selanik Feyziye Mektebi’ni bitiren Hasan Tahsin, bu okulun ardından İttihat ve Terakki tarafından burslu olarak Paris Sorbonne Üniversitesi’nde siyasal bilimler öğrenimi gördü.
Mısırlı öğrenci lideri ile birlikte mitingler düzenledi. Tümgeneral Doktor Mazlum Boysan ile birlikte kalan Hasan Tahsin, öğrenim gördüğü esnada Trablusgarp’ı işgal eden İtalya’yı protesto etmek için, Mısırlı öğrenci lideri Şeyh Dayef ile birlikte mitingler düzenledi.
Buxton kardeşlerin faaliyetlerini engellemek için görev aldı. Paris’te İttihat ve Terakki Fırkası’nda ve Teşkilat-ı Mahsusa’da görev alan Hasan Tahsin, İstanbul’a döndükten sonra, Osmanlı Devleti aleyhine Balkanları karıştıran İngiliz istihbarat teşkilatı adına çalışan Buxton kardeşlerin bu faaliyetlerini önlemekle görevlendirildi.
Buxton kardeşlere Bükreş’te bir tünelde suikast düzenleyen Hasan Tahsin, 10 yıl hapis cezası aldı. Fakat 1916 yılında Almanya’nın Balkanlara girmesi nedeniyle Romanya’da serbest kaldı ve İstanbul’a döndü.
Aslında Hasan Tahsin’in gerçek adı Osman Nevres. Tahsin, yurda döndükten sonra, verem tedavisi için İsviçre’ye gitmek zorunda kalınca, tanınmamak için pasaportuna Hasan Tahsin ismini yazdırdı ve daha sonra hep bu adı kullandı.
1918’de İzmir’e yerleşen ve ‘Hatıra’ isimli bir şirket kuran Hasan Tahsin, Osmanlı Sulh ve Selamet Cemiyeti’nin sözcülüğünü yapan Hukuk-u Beşer (İnsan Hakları) gazetesini yayımlamaya başladı. Gazetedeki yazılarında ise ‘Vatanperver Hasan Tahsin’ lakabını kullanan Tahsin, yazdığı yazılarla aynı zamanda Türkiye’de kadın haklarının savunuculuğunu yapan ilk erkek.
14 Mayıs’ı 15 Mayıs’a bağlayan gece binlerce İzmirli, eski Musevi mezarlığında (Maşatlık meydanı) toplanmıştı. Bu esnada İngiliz, Fransız, Amerikalı, İtalyan ve Yunan zırhlıları İzmir Körfezi’nde bulunuyordu. Kalabalığa hitap eden önemli bir isim, o zamanın Belediye Başkanı Hacı Hasan Paşa’ydı. Belediye Başkanının yanı sıra topluluğa hitap eden bir diğer önemli isim ise Hukuk-u Beşer gazetesinin başyazarı olan Hasan Tahsin’di. Halkı direnmeye çağırıyorlardı.
Yunan askerlerinin İzmir’de karaya basacakları gün, Hasan Tahsin yanında bulunan revolver ile düşmana ilk ateşi açtı. Böyle bir direniş beklemeyen Yunan alayı ise şaşkına döndü. Daha sonra ise yanında fazla yandaşı olmayan Tahsin, Yunan alayı tarafından açılan ateş ve ardından süngüleme sonucunda, 31 yaşında yaşama veda etti.
Sıkılan kurşunla beraber direniş, diğer bölgelere de sıçradı.
Hasan Tahsin’in işgal askerlerine sıktığı ilk kurşun, Türk Kurtuluş mücadelesinde diğer yerlere de sıçradı. Aydın ve Balıkesir’de işgale karşı direniş başladı. Hatta Çerkez Ethem, Yunan işgaline karşı efeleri toparladığı gün, Demirci Mehmet Efe ayağa kalkarak; “Bir genç düşmana ilk kurşunu sıkmış, bundan sonrası bize düşer!” demiştir.
Category: Genel | LEAVE A COMMENT
Mayıs 15

Emel Sayın anlatıyor..

O zamanlar tığ gibi delikanlı, cepte para çok. Oyuncu bir de, Mavi Boncuk filmini cekiyoruz. Bir gün setten çıktık eve gidiyoruz. Ben Laleli’de oturuyorum. Kemal, benden önce çıktı. Herkes yevmiyesini almış, taksiyle giden gitti, kendi arabasıyla giden gitti. Ben baktım ki Kemal yürüyerek gidiyor; üç kilometre var gideceği yere. Her gün yürüyerek gidip geliyor. Merak ettim, nereye gidiyor bu adam böyle diye.
Uzun süre yürüdü,sonra bir bankta bir adam yatıyordu. Kaldırdı adamı, bir şeyler konuştular, sonra cebinden para çıkarıp verdi. Şaşırmıştım. Sonra biraz daha ilerde bir lokantaya girdi, bir şey yemeden çıktı, oraya da para verdiğini görmüştüm…
Bıraktım takibi, banktaki adama yaklaştım: ‘tanıyor musunuz o az önce size para veren adamı?’ dedim.
‘Adını bilmem, sormam da, her gün para verir bana..’ dedi.
Teşekkür ettim.
Az ilerdeki lokantaya gittim: ‘Az önce gelen beyin borcu mu var size?’dedim. tanımadılar beni: ‘Kemal abi’nin mi, yok hayır bize her gün evsizler uğrar, yemek yediririz, o da sağolsun, onların yemek masrafını öder…’
dedi..
Ertesi gün Kemal’in yanına gittim.
‘Sen ne güzel bir adamsın ya..’
dedim, ne olduğunu anlayamadı, sarıldım ağladım..
‘Ölme sen benden önce..’ dedim, ama dinletemedim…
HALKLA BÜTÜNLEŞMİŞ SANATÇIYDI KEMAL SUNAL.
Category: Genel | LEAVE A COMMENT
Mayıs 15

Gönül Yorgunluğu

Gökte yıldızın kalmıyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor. Bütün sevgi sözleri kalbinde cezaya dönüyor. Kirpiklerin hiçbir güzellikle halkalanmıyor. Baktığın bütün sular yeraltına çekiliyor. Sevmek korkusu ayrılıktan çok önce acı veriyor. Dünyanın bütün cenazeleri evinin önünden kalkıyor. Her gün bir arkadaşın büyüdüğünüz zamanlarda kayboluyor. Girdiğin çıktığın bütün kapıların önünde yabancı, ardında yalnızlık olup kalıyorsun. Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu?
Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. Geçmişinden soğuyorsun. İnandıklarından soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun.
İçine bile bakmıyorsun artık.
Category: Genel | LEAVE A COMMENT
Mayıs 15

Teleme

Türkler; sütten, keçi sütünden pek çok gıda maddesi üretmişlerdir. Bunlardan biri de telemedir.
Teleme, muhallebi kıvamında yumuşak, tuzsuz, yoğurda benzer bir yiyecektir. Lezzetli ve besleyici özelliğe sahiptir. Eskiden çobanların dağlarda keçileri otlatırken ekmeğinin yanına katık yapmak için, çiğ sütten yaptıkları bir yiyecek…
Malzemesi basit; ılık keçi sütü, incir yaprağı veya ham incir (incir kozzağı)…
Teleme, yaz mevsiminde keçiden sağılan süt henüz sıcak iken, incir ağacının gövdesinden alınan beyaz süt ile çalınır (mayalandırılır).
Dağlarda her zaman incir ağacı ve yaprağını bulabilmek mümkün müdür? Elbette değildir. İnsanımız bunun da kolayını bulmuştur. Tülbent gibi ince bir bez üzerine incir sütü akıtılarak kurutulur.Bu artık hazır bir mayadır. Dağda keçi sağılarak bu mayadan katılır ve “TELEME” olur.
Bir tencere keçi sütü, birkaç damla incir sütü akıtıldıktan sonra yaprağın sapıyla karıştırılıp 10-15 dakika kadar uyumaya bırakılırsa, mayalanan keçi sütü teleme hâline gelir. Teleme çalınan kabı soğuk bir suda beklettiğimizde, tadı daha da güzelleşecek, lezzetli bir duruma gelecektir.
“ÇOBANIN GÖNLÜ OLSA TEKEDEN TELEME ÇALAR.”
Türkmen aşiretlerinin hayvancılık geleneğine dayanan bir deyim.
İmkânsızı denemeye veya yapmaya çalışanlar hakkında veya kişinin istediği takdirde olmayacak bir işi yapabileceği anlamında söylenen deyimdir
Category: Genel | LEAVE A COMMENT
Mayıs 15

tanıyamazsınız

İnsanların katman katman sırlardan oluştuğunu keşfettim artık.
Birini tanıdığınızı sanıyorsunuz, onu anladığınızı düşünüyorsunuz ama her zaman sizden sakladıkları bir yanları, yüreklerinin derinliklerine gömdükleri arzuları oluyor.
Hiç kimseyi tam olarak tanıyamazsınız ama bazen onlara güvenip güvenmemeye karar verirsiniz.
Category: Genel | LEAVE A COMMENT
Mayıs 14

TONGUÇ BABA

Yıl 1944. Ilgaz dağlarının eteklerinde bir köy ilkokulu… Köy Enstitüleri için güç bela aldırılmış dört jipten biriyle çok sayıda köyü bizzat gezmesiyle tanınan İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç, okulun önünde araçtan iner. Bardaktan boşanırcasına yağan yağmurun altında uzun süre kapıyı açtırmaya çalışır.
Sonunda okulun başöğretmeni gelir ve okulu gezdirmeye başlar.
Tonguç, daha yeni inşa edilmiş okulun sınıflarından birinde tavandan damlamakta olan suyu görünce başöğretmene nedenini sorar. Başöğretmen umursamaz bir tavırla; – Birkaç kez Çankırı İl Eğitim Müdürlüğü’ne yazdım ama kimse ilgilenmedi, der.. Tonguç; – Peki, siz bir şeyler yapamaz mısınız?” deyince başöğretmen birdenbire çıkışır: – Ben başöğretmenim, dam aktarıcısı değil!
İlköğretim Genel Müdürü’nün bu sözleri duymasıyla bahçeye fırlaması bir olur. İnşaattan kalma bir merdiven bulur. Çatıya tırmanarak kırık kiremitlerin yerini tespit eder ve yenileriyle değiştirir. Bütün bunlar birkaç dakika içinde olup bitmiştir. Tonguç, aşağı inince başöğretmene dönerek; – Bir daha dam akarsa Çankırı’ya bildirme. Hemen bana haber ver, ben gelir hallederim, diyerek kartını uzatır.
Başöğretmen elindeki kartta yazan isme ağzı açık bakarken Tonguç çoktan başka bir köye gitmek üzere uzaklaşmıştır bile.
Fotoğraf: Köy Enstitüleri kurucu İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç
Category: Genel | LEAVE A COMMENT
Mayıs 14

VASIF ÖNGÖREN

TİYATRO SANATÇISI, DRAMATURG, YÖNETMEN, YAZAR, TİYATRO KURAMCISI.
15 ŞUBAT 1938 YILINDA KÜTAHYA, TAVŞANLI’DA DÜNYAYA GELMİŞTİR. İLK ÖĞRENİMİNİ KÜTAHYA, TAVŞANLI’DA, ORTA ÖĞRENİMİNİ AFYON LİSESİNDE TAMAMLAMIŞTIR.
1958 YILINDA İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ GENÇLİK TİYATROSUNDA TİYATRO ÇALIŞMALARINA BAŞLAMIŞ, 1962 YILINDA İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ JEOFİZİK BÖLÜMÜNÜ YARIDA BIRAKARAK BERLİN’E GİTMİŞTİR. BERLİN’DE FREİE UNİVERSİTAT THEATERWİSSENSCHAFT BÖLÜMÜNE YAZILMIŞ VE BERLİNER ENSEMNLE’DA MANFRED WEKWERTH’İN REJİ ÇALIŞMALARINA KATILMIŞTIR.
BRECHT’Çİ TİYATRONUN BİÇİMSEL ÖZELLİKLERİNİ, EPİK TİYATRO YÖNTEMİNİ TÜRKİYE’DE İLK KEZ UYGULAYAN DRAMATURGDUR. ASİYE NASIL KURTULUR. ALMANYA DEFTERİ, OYUN NASIL OYNANMALI VE ZENGİN MUTFAĞI İLE ÜLKENİN TEMEL SORUNLARINI ELE ALMIŞ VE TÜRK TİYATROSU’NDA İZ BIRAKMIŞTIR.
ASİYE NASIL KURTULUR BAŞARILARIYLA RUSÇA, AZERİCE, KAZAKÇA, FRANSIZCA VE YUGOSLAVCA DİLLERİNE ÇEVRİLDİ.
BRECHT’Çİ ADAM ADAMDIR, FAŞİZMİN KORKU VE SEFALETİ VE SEZUA’NIN İYİ İNSANI OYUNLARINI YÖNETTİ.
1977’DE ZENGİN MUTFAĞI İLE İSMET KÜNTAY ÖDÜLÜ DAHİL DÖRT ÖDÜL ALDI.
KIZI ASLI İÇİN MASALIN ASLI’NI YAZDI.
BAZI ESERLERİ SİNEMAYA DA UYARLANDI
14 MAYIS 1984 YILINDA YAŞAMINI YİTİREN VASIF ÖNGÖREN’İ SAYGI İLE ANIYORUM
Category: Genel | LEAVE A COMMENT